SELIM BİR KALP SAHİBİ OLABİLMEK

 

SELIM BİR KALP SAHİBİ OLABİLMEK

 


يَوْمَ لاَ يَنْفَعُ مَالٌ وَلاَ بَنُونَ 

اِلاَّ مَنْ اَتَى اللهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ*

”O gün, ne mal fayda verir ne de evlât. Ancak Allah’a kalb-i selîm (temiz bir kalb) ile gelenler (o günde fayda bulur).”[ Şuarâ Sûresi(26) 88.89]

 

 

Kalb-i selîm, mâsivâdan arınmış ve mücellâ bir ayna gibi Hakk’ın cemâlî sıfatlarının tecellîgâhı hâline gelmiş bir kalbdir.

Hak Teâlâ, kulunun kalbinde cemâlî sıfatlarının tecellîlerini görünce onu sever ve ondan razı olur.

 

وَاللهُ يَدْعُو اِلَى دَارِ السَّلاَمِ وَيَهْدِى مَنْ يَشَاءُ اِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ

“Allah, kullarını Dâru’s-Selâm’a (saadet yurdu cennete) davet ediyor…” [Yunus Sûresi(10) 25]

 

 

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الثَّبَاتَ فِي الأَمْرِ وَالْعَزِيمَةِ عَلَى الرُّشْدِ وَأَسْأَلُكَ شُكْرَ نِعْمَتِكَ وَحُسْنَ عِبَادَتِكَ وَأَسْأَلُكَ قَلْبًا سَلِيمًا وَلِسَانًا صَادِقًا وَأَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا تَعْلَمُ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا تَعْلَمُ وَأَسْتَغْفِرُكَ لِمَا تَعْلَمُ ‏"‏

"Allahım! Senden işte (dinde) sebat etmeyi, doğruluğa da azmetmeyi istiyorum. Keza nimetine şükretmeyi, sana güzel ibadette bulunmayı taleb ediyor, doğruyu konuşan bir dil, eğriliklerden uzak bir kalb diliyorum. …”

 [Tirmizî, Deavât, 23/3407]

 

Selim kalp zikir ile hasil olur

 

اَلَّذِينَ اَمَنُوا وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُمْ بِذِكْرِ اللهِ اَلاَ بِذِكْرِ اللهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ

            ”…Bilesiniz ki, kalbler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.”[ Ra'd Suresi -28

 

 

vicdan

Ma’bed -radıyallâhu anh-, bu hâlin güzel bir misâlidir. Bu mübarek sahâbî şöyle anlatıyor:

Birgün Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in huzuruna varmıştım. Bana hitâb ederek:

“-iyiliğin ne olduğunu sormaya mı geldin?” buyurdu. Ben de:

“-Evet, yâ Rasûlallâh!” dedim. O zaman şöyle buyurdu:

“-Kalbine danış! iyilik, sana uygun gelen ve yapılmasını kalbinin tasdik ettiği şeydir. Günah ise içini tırmalayan ve başkaları sana yap diye nice defa fetva verse bile içinde şüphe ve tereddüt uyandıran şeydir.”[5].

 

 

Efendimiz şöyle buyuruyor:

“Mü’min, bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta meydana gelir. Eğer o günâhı hemen terk edip tevbe ve istiğfar ederse kalbi cilalanır, eski parlaklığına kavuşur.

Böyle yapmaz da günah işlemeye devam ederse, siyah noktalar gittikçe çoğalır ve neticede kalbini büsbütün kaplar.[6]

İşte Hak Teâlâ’nm:

كَلاَّ بَلْ رَانَ عَلَى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

«Hayır, doğrusu onlann işleyip kazandıktan (kötü) şeyler sebebiyle, kalblerinin üzeri pas tutmuştur.» Mutaffifîn Suresi 14

 

فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاؕ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصٖيرٌ ﴿١١٢﴾

Senin yanında hak yola dönenlerle birlikte, sana buyurulduğu gibi dosdoğru ol! Siz de azıp sapmayın. Allah, yaptıklarınızı çok iyi görmektedir. Hûd Suresi - 112

 

. Hasan-ı Basrî -rahmetullâhi aleyh- nasihatlerinde şöyle buyurur:

 

“Kalbler altı şeyden dolayı çürür ve bozulur:

1- Tevbe ederim ümidiyle günah işlemek.

2- İlim öğrenip mucibince amel etmemek.

3- Hareket ve davranışlarda içten ve samîmi (ihlâslı) olmamak.

4- Allah’ın verdiği nimetlerden faydalanıp şükretmemek.

5- Allah’ın yarattıkları arasında paylaştırdığı rızka razıolmamak.

6- Ölüleri defnedip onlardan ibret almamak.”

 

 

 

Ebû Turâb en-Nahşebî -rahmetullâhi aleyh- şöyle buyuruyor

 

”Kararmış bir kalp üç alâmeti vardır:

 

1- Kişinin günahlardan ürperti duymaması.

2- itaat ve ibâdetlerin gönle lezzet vermemesi.

3- Nasihatlerin tesir etmemesi.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BAYRAMI TADINDA YAŞAMA

Aile hakkında