CAMI VE CEMAAT OLMA
CAMI VE CEMAAT OLMA
İslam Döneminde
İnşa Edilen İlk Cami Kubâ Mescididir:
(Samimi müslümanlar inşa etmiş)
لاَ
تَقُمْ فِيهِ أَبَدًا لَّمَسْجِدٌ أُسِّسَ عَلَى التَّقْوَى مِنْ أَوَّلِ يَوْمٍ
أَحَقُّ أَن تَقُومَ فِيهِ
“İslam’ın ilk günlerinde temeli takva üzerine kurulmuş olan
bir mescid vardır ki senin orada namaz kılman çok münasiptir.
فِيهِ
رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَنْ يَتَطَهَّرُوا وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّرِينَ
Orda temizliği çok seven insanlar vardır. Allahda çok çok
temizlenenleri sever.”[tevbe 108]
İlk mescidler
Hz.
Peygamber(s.a.s.), Medine'ye hicret ederken Kubada birkaç hafta geçirdi. Burada
bir mescit inşasına başladı. İşte bu
mescit, İslâm âleminde yapılan ilk mescittir. İkinci mescit ise, Hz. Peygamber
(s.a.s.)'in, Medine'ye vardıktan sonra yaptığı mescittir. Hz. Ebu Bekir (r.a)
ile Medine'ye giren Resulullah (s.a.s.) devesini salıverir. Devesi, nerede
durursa orada misafir olacağını belirtir. Deve, bugün Mescid-i Nebevî'nin
olduğu yerde durur. Boş bir arazi olan bu yeri, Hz. Muhammed (s.a.s.), mescit
ve kendi ev halkı için oturacak yer yaptırmak üzere satın alır.
‘Mescit’ sözcüğü
'tevazu ile eğilmek' anlamındaki secde etmek kelimesinden türeyen ve 'secde
edilen yer' mânâsını ifade eden bir isimdir.
Kur'ân-ı Kerîm ve
hadislerde Müslümanların ibadet mekânları ‘mescit’ olarak anılmıştır ki, bu
adlandırma oldukça manidardır.
Peygamber Efendimiz ise bir hadis-i şeriflerinde
أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ مِنْ
رَبِّهِ وَهُوَ سَاجِدٌ
“Kulun, Rabbine en yakın olduğu an, secde ânıdır.” (Ebû
Dâvûd, Salât, 147, 148) buyurmuş, Müslüman'ın ibadetinde secdenin ayrıcalıklı
bir yeri olduğunu bildirmiştir.
Camileri devam imanın nişanesidir
Rasulullah buyurdu ki:
إِذَا
رَأَيْتُمُ الرَّجُلَ يَتَعَاهَدُ الْمَسْجِدَ فَاشْهَدُوا لَهُ بِالْإِيمَانِ»،
فَإِنَّ اللَّهَ يَقُولُ:
إِنَّمَا
يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللّهِ مَنْ آمَنَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَأَقَامَ
الصَّلاَةَ وَآتَى الزَّكَاةَ وَلَمْ يَخْشَ إِلاَّ اللّهَ فَعَسَى أُوْلَئِكَ أَن
يَكُونُواْ مِنَ الْمُهْتَدِينَ ﴿١٨﴾
““Bir kimsenin
mescide alakasını görürseniz, onun mü’min olduğuna şehadet edin,
zira Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
“Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe
inananlar imar ederler.” (Tevbe 18)
(Tirmizi, Tefsir, Sure 2. H. No 3092)
İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır.” (Tevbe
18)
- İmar
etmek
- Hem
zahirde olması gereken hizmetleri yapan
- Hemde
ümmet şuuru ile birlik şuuru ile hareken eden
- Ve Allahın
evinde misafirlerine ihsanda bulunmak
demektir
Bir Cenaze
taputa konulup, ‘bu cenazenin Müslüman olduğuna şahadet eder misiniz?’
denildiğinde evet şahadet ederiz diyebilmemiz için O insanın hayatta iken
camiyle arasının iyi olması gerekir.
İnkarcılar Tahrib etmeye çalışırlar
مَا كَانَ لِلْمُشْرِكِينَ أَن
يَعْمُرُواْ مَسَاجِدَ الله شَاهِدِينَ عَلَى أَنفُسِهِمْ بِالْكُفْرِ أُوْلَئِكَ
حَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ وَفِي النَّارِ هُمْ خَالِدُونَ ﴿١٧﴾
“Müşriklerin, kendi inkarlarına kendileri şahit olup
dururlarken, Allah’ın Mescitlerini imar etmeleri mümkün değildir. Onların bütün
yaptıkları boşunadır. Ve onlar ateş içinde ebedi olarak kalıcıdırlar.” (Tevbe
17)
-Müşrikler peygamberi ve Gelen ayetleri inkar etmeleri
-Kabenin hizmetinde bulunmaları bir şey ifade etmez
-Zira onlar putlardan arındırılmış ibadet hane istemezler
Cami inşaası önemi bir ibadettir
مَنْ
بَنَى مَسْجِدًا يُذْكَرُ فِيهِ اسْمُ اللَّهِ بَنَى اللَّهُ لَهُ بَيْتًا فِي
الْجَنَّةِ
“Kim Allah rızasını
gözeterek, Allah için bir mescid yaptırırsa, Allah da onun için cennette bir
köşk yaptırır.” (Müslim, Zühd, 3)
Nitekim Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hadiste şöyle
buyurmuştur:
إِذاَ ماَتَ اْلإِنْساَنُ انْقَطَعَ
عَنْهُ عَمَلُهُ إِلاَّ مِنْ ثَلاَثَةٍ: إِلاَّ مِنْ صَدَقَةٍ جاَرِيَةٍ، أَوْ
عِلْمٍ يُنْتَفَعُ بِهِ، أَوْ وَلَدٍ صاَلِحٍ يَدْعوُ لَهُ. [رواه مسلم]
"İnsan öldüğü zaman, amelinin sevabı kesilir. Ancak şu üç şeyin sevabı kesilmez: Sadaka-i Câriye
faydalı kendisine duâ eden hayırlı evlât
Camilerin maddi ve manevi temizliği çok önemlidir
وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَاهِيمَ
مَكَانَ الْبَيْتِ أَنْ لَا تُشْرِكْ بِيشَيْئًاوَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ
وَالْقَائِمِينَ وَالرُّكَّعِالسُّجُودِ
Bir zamanlar İbrahim'e Beytullah'ın yerini hazırlamış ve
(ona şöyle demiştik): Bana hiçbir şeyi eş tutma; tavaf edenler, ayakta ibadet
edenler, rükû ve secdeye varanlar için evimi temiz tut.[hac 26]
Rasulullah buyurdu
ki:
مَنْ أَخْرَجَ أَذًى مِنَ الْمَسْجِدِ
بَنَى اللَّهُ لَهُ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ
Kim mescitten sıkıntı veren bir şeyi çıkarırsa Allah o kişi
için cennette bir ev inşa eder.[İbn Mace]
يَا
بَنى ادَمَ خُذُوا زينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا
تُسْرِفُوا اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفينَ
"Ev Ademoğulları! Her mescide gidişinizde temiz ve
güzel elbiselerinizi giyinin" ((Araf, 7/31)).
Camiye hizmet etmenin fazileti
Ebû Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, siyah bir kadın -
veya siyah bir genç- Mescid-i Nebevî’yi süpürürdü. Bir ara Rasûlullah o kadını
-veya genci- göremeyince onun nerede olduğunu sordu.
- Öldü, dediler. Hz. Peygamber:
- “Bana haber verseydiniz ya!” buyurdu.
Sahâbîler o kadını -veya genci- önemsememişlerdi. Rasulullah
sözüne devamla “Bana mezarını gösterin” buyurdu. Mezarını gösterdiler.
Rasûlullah onun cenaze namazını kıldıktan sonra şöyle buyurdu:
Bu kabirler orada yatanlar için zifirî karanlıktır.
Üzerlerine kılacağım namaz sebebiyle Allah Teâlâ onların kabirlerini
aydınlatır.[Buhari]
Hz.Peygamber
(S.a.v.),mescidlerin hizmetini gören, ihtiyaçlarını karşılayan kimseleri takdir
etmiştir
.Nitekim ilk zamanlar çok korunaklı olmayan Mescid-i
Nebevi’nin gece yağan yağmurla ıslanan ve çamurlaşan zeminini kapatmak üzere
eteğine topladığı çakıl ve kumu yere döşeyen zata,
مَا أَحْسَنَ
Camilerde
insanları ibadetten alıkoymak büyük günahtır
وَمَنْ
أَظْلَمُ مِمَّن مَّنَعَ مَسَاجِدَ اللّهِ أَن يُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ وَسَعَى
فِي خَرَابِهَا أُوْلَئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ أَن يَدْخُلُوهَا إِلاَّ خَآئِفِينَ
لهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الآخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ ﴿١١٤﴾
“Allah’ın mescitleri içinde, Allah’ın isminin
anılmasını men eden ve o mescitlerin harap olmasına çalışandan daha zalim kim
vardır ? işte o zalimler yok mu, onların bu mescitlere korka korka girmekten
başka hakları yoktur. Bunları yapan o zalimlere, dünyada büyük bir felaket ve
mahrumiyet, ahirette de büyük bir azap vardır.” (Bakara 114)هَذَا “Bu yaptığın ne
güzel!”(Ebu Davud,Salat,15)diyerek memnuniyetini ifade
Mescitler bir anlamda tevhit merkezleridir. Nitekim Yüce
Rabbimiz bu hususta şöyle buyurmuştur:
وَاَنَّ
الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَداًۙ
“Mescitler yalnız Allah’ındır. O halde Allah’ın yanına
katarak hiçbir kimseye kulluk etmeyin.” (Cin, 72/18)
Camilerde sürekli bulunana Allah ikramda bulunur
“Bir kimse evine gelene nasıl ikramda bulunursa, Allah’ta
evine (camiye) gelene özel ikramda bulunur. (Sahih-i Buhari Cilt 2, sayfa 625)
Diğer bir hadisi
şerif te şöyledir:
“Her kim mescide
ülfet ederse Allah da ona ülfet eder.”
“Kim, sabah-akşam câmiye gider gelirse, her gidip gelişinde
Allâh Teâlâ, o kimseye cennetteki ikrâmını hazırlar.” (Buhârî, Ezân, 37)
Yine Hz Peygamber
(SAV) şu hadis-i kutsiyi de bildirmiştir:
“Allah Teâlâ
buyurdu ki: Yeryüzünde benim evlerim mescitlerdir ve oralardaki benim
ziyaretçilerim de onları mamur edenlerdir.
İmdi ne mutlu o kula
ki, evinde temizlenir ve iyice temizlendikten sonra gelir beni evimde ziyaret
eder. Çünkü ziyaretçisine ikramda bulunmak ziyaret olunan üzerine bir
görevdir.”
İbadet maksadıyla mescidleri yol edinenler için temizlik
vesilesi olur
“Sizden biri abdest alır ve bunu güzelce yapar da namaz için
çıkarsa, sağ ayağını her kaldırdığında Allâh Teâlâ onun için bir hasene yazar,
sol ayağını her koyduğunda da bir kötülüğünü siler, câmiye ister yakın olsun
ister uzak. Câmiye gelir cemaatle namaz kılarsa günahları affedilir……………..”
(Ebû Dâvûd, Salât, 50/5
Hz. Peygamber (s.a.s.) de cemâatle namazın faziletini şöyle
açıklamıştır;
صَلَاةُ
الْجَمَاعَةِ تَفْضُلُ صَلَاةَ الْفَذِّ بِسَبْعٍ وَعِشْرِينَ دَرَجَةً
"Cemâatle kılınan namaz, bir insanın tek başına kıldığı
namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir. " (Buhârî, Ezan 30; Salât
87; Müslim, Mesâcid 245; Ebû Davud, Salât 48; Tirmizî, Salât 47). Başka bir
rivayette bu fazilet yirmibeş derece olarak ifade edilmiştir. (İbn Mâce,
Mesâcid, 16).
Rasûlullah (S.a.v.) cemâatin faziletini çeşitli vesilelerle
dile getirmiş, kendisinden bu konuda bir çok hadis işitilmiştir;
صَلاةُ
الجَمَاعَةِ أَفضَلُ مِنْ صَلاةِ الفَذِّ بِسَبْعٍ وَعِشْرِينَ درَجَةً
"Bir kimsenin cemâatle kıldığı namaz, kendi başına
kıldığı namazdan yirmiyedi derece üstündür. " (Buhârî, Ezân 29; Müslim,
Mesâcid, 249; el-Muvatta, Cemâa, 1; İbn Mâce, Mesâcid, 16).
"Eğer halk yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti
bilselerdi, emekleyerek dahi olsa cemâate gelirlerdi. " (İbn Mâce,
Mesâcid, 18)
مَنْ
صَلَّى الْعِشَاءَ فِي جَمَاعَةٍ كَانَ كَقِيَامِ نِصْفِ لَيْلَةٍ وَمَنْ صَلَّى
الْعِشَاءَ وَالْفَجْرَ فِي جَمَاعَةٍ كَانَ كَقِيَامِ لَيْلَةٍ
"Kim yatsıyı cemâatle kılarsa, gecenin yarısını
ibadetle geçirmiş gibi olur. Kim hem yatsı hem de sabahı cemâatle kılarsa, bir
geceyi ibadetle geçirmiş gibi olur" (Ebû Davûd, es-Salâ, 45).
Mescidlerde ibadet insanın derecesini yüceltir Allah ile
rabıtası sağlam olur
Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh- şöyle nakleder:
“Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
«–Allâh’ın kendisiyle hatâları sildiği ve dereceleri
yükselttiği şeyin ne olduğunu size bildireyim mi?» buyurdu.
Ashâb-ı kirâm:
«–Evet yâ Rasûlallâh!» dediler.
Allâh Rasûlü şöyle devâm etti:
«–Zorluklara rağmen abdesti tam almak, câmilere (ulaşmak
için) atılan adımları çoğaltmak ve bir namazdan sonra diğer namazı beklemek.
İşte asıl ribât bunlardır.»” (Müslim, Tahâret, 41)
Ayrıca Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur:
مَنْ
تَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ وُضُوءَهُ ثُمَّ رَاحَ فَوَجَدَ النَّاسَ قَدْ صَلَّوْا
أَعْطَاهُ اللَّهُ جَلَّ وَعَزَّ مِثْلَ أَجْرِ مَنْ صَلَّاهَا وَحَضَرَهَا لَا
يَنْقُصُ ذَلِكَ مِنْ أَجْرِهِمْ شَيْئًا
"Bir kimse güzelce abdest alır, sırf namaz için câmiye
giderse, camiye varıncaya kadar atmış olduğu her adıma mukabil bir derece
yükselir ve bir günahı silinir." (Ebû Davud,'Salât,8).
Yeryüzünde en iyi mekan camilerdir
. Peygamber Efendimizin ifadesiyle
أَحَبُّ الْبِلاَدِ إِلَى اللَّهِ
مَسَاجِدُهَا
“Şehirlerin, Allah’a en sevimli olan mekânları camilerdir.”
(Müslim, Mesâcid, 288. )
. Beldelerin Allah’a en sevimsiz yerleri de çarşı ve
pazarlardır.” (Müslim Mesacid, 288
Camiler gök ehlinin neşe kaynağıdır
“Mescidler yeryüzünde
Allah’ın evleridir. Gökteki yıldızların yer ehlini aydınlattıkları gibi,
onlarda gök ehlini aydınlatırlar. (Heysemi, Mecmeuz-Zevaid 117
Camilerde ibadet Allahın azabını giderir
” Ben yeryüzü halkına azap etmeyi murat ettiğimde mescitleri
inşa, tefriş, tamir ve tenvir edenleri, benim rızam için sevişenleri ve seher
vakitlerinde istiğfar edenleri görünce onlara azap etmekten vazgeçerim.” (İlahi
Hadisler DİB. Yayınları
Camılere karşı vefalı olmak
En büyük vefa ve vefakârlık, insanın Yaratanı’nı tanıması,
O’na iman etmesi, O’na karşı olan kulluk vazifesini yerine getirmesi ve verdiği
nimetlerin kıymetini bilmesi, şükrünü eda etmesidir. En büyük nankörlük de
kulun, Rabbi’ni inkâr etmesi, O’nun yüceliğini, tanımamasıdır.eya daha
fazlasıyla mukabelede bulunurlar.
وَأَوْفُوا
بِالْعَهْدِ إِنَّ الْعَهْدَ كَانَ مَسْئُولًا
“Ahde vefa gösterin, doğrusu verilen ahidde sorumluluk
vardır.” (İsrâ Suresi, 34)
اِنَّ
الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللّٰهَۜ يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ
اَيْد۪يهِمْۚ فَمَنْ نَكَثَ فَاِنَّمَا يَنْكُثُ عَلٰى نَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَوْفٰى
بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللّٰهَ فَسَيُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟
Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat
etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa,
ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse
Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.
Fetih Sûresi(48) 10
إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ
اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلًا أُوْلَئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِي
الْآخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمْ اللَّهُ وَلَا يَنْظُرُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ
الْقِيَامَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
“Allah’a verdikleri
sözü ve yeminlerini az bir bedelle satanlara gelince, işte onların âhirette hiç
nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve
onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem veren bir azap vardır.” (Âl-i
İmran Suresi, 77) buyurulur.
“Dünyâda asıl garip olan şu dört şeydir:
Zâlimin hâfızasında bulunan Kur’ân, müslüman bir bölgede
bulunup içinde namaz kılınmayan mescid, bir evin duvarında asılı durduğu hâlde
okunmayan Mushaf ve fenâ bir zümre içinde yaşayan sâlih kimse.” (Deylemî, III,
108/4301)
Cemeatten camiden kopmak insanı dalalete sürükler
Peygamber Efendimiz’in şu hadîs-i şerîfleri ise cemaati terk
edenler aleyhine çok ağır tehditler ihtivâ etmektedir:
“Bir köy veya kırda üç kişi birlikte bulunur da namazı
aralarında cemaatle kılmazlarsa, şeytan onları kuşatıp mağlûb eder. Şu hâlde
cemaate devâm ediniz. Muhakkak ki sürüden ayrılan koyunu kurt kapar.” (Ebû
Dâvûd, Salât, 46/547)
“Birtakım kimseler, ya cemaati terk etmekten vazgeçerler ya
da Allâh kalplerini mühürler de gâfillerden olurlar.” (İbn-i Mâce, Mesâcid, 17)
Cemaate gelmeyenlerı peygamberin azarlaması
Peygamber (s.a.s.), bir taraftan cemâatle namaza teşvik
ederken, diğer yandan cemâati terkedenleri şöyle yermektedir:
"Vallahi içimden öyle arzu ediyorum ki, namaza
durulmasını emredeyim de ikâme edilsin, sonra bir adama emredeyim halka namaz
kıldırsın. Bu emirden sonra beraberinde odun demetleri olan bir kaç' adamı,
cemâate gelmeyen gurüha götürüp de üzerlerine evlerini cayır cayır yakayım.
"(el-Muvattâ', Cemâa 3; İbn Mâce, Mesâcid, 17).
Cemaat olmak bize şunları kazandırır
1-Vaktin evvelinde namaza gitmek,
2- İslâm şiârını açığa vurmak,
3- İbadet üzerinde toplanarak yardımlaşmakla şeytanı çileden
çıkarmak,
4- İbadete karşı gevşekliği olanın canlanması,
5- Münâfıklık
vasfından ve süizandan selâmette bulunmak,
6- Komşular arasında kaynaşma düzeninin kurulması,
7- Namaz vakitlerinde semt sakinlerinin buluşmaları,
8- Müslümanlar arasında bulunması gerekli olan birlik ve
beraberliğin örnek bir misâlini vermek ve pekiştirmek
Peygamberimiz zamanında Mescid-i Nebevinin icra ettiği
Fonksiyonlar:
1-Mabed,
2-Protokolün olmadığı bir toplanma yeri
3-Eğitim merkezi, (Suffa Mektebi)
4-Hükümet merkezi,
5-Askeri karargâh,
6- Mahkeme salonu,
7-Hastahane,
8-Hapishane,
9- Kültür merkezi.

Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen eleştiri, yorumlarınızı iletin. Saygılar!