Menkibeler

Menkibeler ve öğrettikleri


İşte bunlar, ey Resulüm, sana vahiy yoluyla bildirdiğimiz gaybî hadiselerdendir. Yoksa onlar, tuzak kurmak ve planlarını kararlaştırmak için toplandıklarında elbette sen onların yanında bulunmuyordun.

ذَلِكَ مِنْ أَنبَاء الْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ أَجْمَعُواْ أَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ

MENKIBE NEDİR:

 Övülecek iş, davranış ve nitelik. Arapça aslı menkabe, çoğulu menakıptır. Edebiyat terimi olarak din ulularıyla çeşitli alanlarda kendini göstermiş kişilerin yaşamına, olağanüstü niteliklerine ilişkin öyküye menkıbe, bu öykülerin toplandığı yapıtlara da menakıp kitapları
denilmiştir.

Menakıpnameler konu edindikleri kişilere göre iki kümede toplanabilir:
1) Din uğrunda savaşan kahramanların yaşam ve serüvenlerinden, olağanüstü güçlerinden söz eden menakıpnameler.
2) Din uluları, ermiş sayılan kişiler, velilerle ilgili menakıpnameler. Halk romanı sayılan bu yapıtlarda destansı nitelikler ağır basmaktadır.

Arapça, Farsça yazılmış olanların dışında menakıpnamelerin çoğu halk için, halkın anlayabileceği dille yazılmışlardır. Bu kitaplar genellikle dilden dile dolaşan çoğu olağanüstü olayların söz konusu olan kişinin ölümünden sonra birisi tarafından toplanıp işlenmesiyle oluşturulmuştur. Anlatım biçimi bütünüyle halk hikâyesinin anlatım biçimidir.
Olaylarda masal ögeleri egemendir. Anlatılan olağanüstü olaylar genellikle aynıdır. Küçük değişiklikler yapılmıştır. Yalnız kişiler ve yer değişir. Menakıpnameler ikili özellik taşıyan yapıtlardır. Hem bir edebiyat ürünü olarak edebiyat tarihinin malıdır hem de edebiyat tarihi için kaynak niteliği taşırlar. Olağanüstü ögeler ayıklanıp verilen bilgiler tarihî bilgilerle karşılaştırılarak yöntemsel bir biçimde değerlendirilirse dönemin toplumsal, dinî, kültürel görünümünü saptamak olasıdır.

Menakibler, beşeri kaynaklı ise olduğu gibi inanma yerine anlatılmak istenen hadise anlaşılmaya çalışılmalıdır.

Eğer ilahi kaynaklı ise (kuran`da geçmiş tarihlerde vuku bulan hadiseler) hem anlatıldığı gibi kabul edilmeli hemde iletilmek istenilen mesaj anlaşılmaya çalışılmalıdır.


99 KİŞİYİ ÖLDÜREN ADAM


Ebû Saîd Sa’d b. Mâlik b. Sinân el-Hudrî Radiya’llâhu Anh’den rivâyet edildiğine göre,

Peygamber Aleyhiselam Şöyle buyurmuştur :
Sizden evvelkiler içinde bir adam vardı. 99 kişi öldürmüştü. Sonra, dünyânın en büyük âlimi kimdir? Diye soruşturdu. Ona bir râhib gösterildi bunun üzerine
Râhibin yanına gitti;
-99 adamı öldürdüm, tevbe etsem olurmu diye sordu ?
-Râhib kabul olmaz, dedi. Bunun üzerine o adam rahibi’de öldürdü; onunlaa yüzü (1oo) doldurdu. Sonra yeryüzü halkının en büyük âlimini sorup araştırdı ona alim bir kimseyi tavsiye ettiler
-Âlime sordu 1oo adam öldürdüm, tevbe etsem kabul olurmu ?
-Alim: Evet, seninle tevbe arasında kim hâil olabilir, filân yere git,
Allâh’a ibadet ile meşgul insanlar vardır onlarla beraber Allâh’a ibadet et,
Memleketine dönme; zîrâ orası fenâ bir yerdir, dedi.
Bunun üzerine adam yola çıktı yarı yola vardığında öldü.
-Rahmet melekleri ile
-Âzab melekleri
Bu adam hakkında münakaşa ettiler Rahmet Melekleri:
-Bu adam, candan tevbe ederek geldi, dediler.
Âzab melekleri
-Bu adam hiçbir iyilik işlememiştir, dediler.
Bunun üzeine İnsan kıyâfetinde bir melek bunların yanına geldi Melekler onu aralarında (hakem) yaptılar.
Melek Şöyle dedi:
-İki taraftaki mesâfeyi mukâyese ediniz; hangi tarafa daha yakın ise, Adam o tarafındır.
Mesâfeyi ölçtüler; adamı, varacağı yere daha yakın buldular. Bundan dolayı onu Rahmet melekleri aldılar…

Sahîh’deki başka rivayete göre, o kimse ahâlîsi iyi olan karyeye bir karış daha yakın olduğundan o karye ahâlîsinden sayıldı.

Sahîh’teki bir diğer rivâyette:Allâhu Teâla,
-Öteki karyeye uzaklaşmayı,
-Beriki karyeye de yaklaşmayı
İşaret etti ve ondan sonra meleklere, iki taraflı mukâyese ediniz, dedi.
Mukâyese netîcesinde, onu. Beriki karyeye bir karış daha yakın buldular.
Bundan dolayı yarlığandı, deniliyor.
Daha başka birr Rivâyette de: Göğsü ile kayarak sâlih köye doğru ötekinden uzaklaştı, rivayeti vardır.
(Hadîsî, Buhârî ve Müslim rivâyet etmişlerdir.

Alınacak dersler:
1- Ölünceye kadar tövbe kapısı açıktır
2- Allah`tan(cc) asla ümit kesilmemelidir
3- Karşı karşıya kalınan müşkilatlar ehil insanlara sorulmalıdır
4- Dini aslına uygun yaşayabilmek ancak dindar bir toplumla bereber olmakla gerçekleşebilir
5-İnsanlara fayda sağlıyacağı umulan hadiseler paylaşılmalıdır
6- Günahta israr edilmemelidir

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SELIM BİR KALP SAHİBİ OLABİLMEK

BAYRAMI TADINDA YAŞAMA

Aile hakkında