islam ve cocuk
COCUĞUN MANEVİ TERBİYESİ
وَالَّذِينَ
يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ
أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا
Onlar ki: “- Ey Rabbimiz! Bize zevcelerimizden
ve nesillerimizden gözlerimizin süruru (sevinci) olacak iyi kimseler ihsan et
ve bizi takva sahiblerine imam (önder) yap.” derler. Furkan suresi 74
Terbiye Nedir?
Terbiye
Çocuğun fıtri yönde (kâbiliyet, istidad)
ve eğilimlerini geliştirme ve kötülerini giderme fıtri olmayan şeylere kaşı
güçlendirme iyiliklere karşı meylini artırma
Çocukta mevcut bulunan duyguların doğru bir
şekilde kullanma becerisi kazandırma. Ondaki yeteneklerin tesbit edilmesi
ortaya cıkarlması ve geliştirilmesidir.
Çocuğun terbiyesinde çeşitli merhaleler vardır
ve her merhalede yerine getirilmesi gereken kurallar vardır.
Çocuk terbiyesinde en etken 4 unsur
1 Aile 2 Medya 3 Okul
4 Cevre
Çocuk bu dört kısımdan çocuk
beri değildir dolayisiyle gelişiminde bu unsurlar çok etkendir.
Aile sağlam olur ve diğer unsurların kullanımı kontrollü olursa bu
çocuğun gelişimini olumlu etkiler
Cocuk terbiyesinde veya sağlam bireyler için doğru eş secimi
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ
اللَّهُ عَنْهُ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ : (
تُنْكَحُ الْمَرْأَةُ لِأَرْبَعٍ : لِمَالِهَا ، وَلِحَسَبِهَا ، وَلِجَمَالِهَا ،
وَلِدِينِهَا ، فَاظْفَرْ بِذَاتِ الدِّينِ تَرِبَتْ يَدَاكَ ).
Ebu Hureyre (r.a) anlatıyor: "Rasulullah (a.s) buyurdular ki:
"Kadın dört hasleti için nikâhlanır: Malı için, nesebi (asaleti) için,
güzelliği için, dini için. Sen dindar olanı seç de huzur bul." (Buharî,
Nikah 15; Ebu Davud, Nikah 2)
Çocuk edinme ve terbiyesinde
duanın önemi
Kur'an-ı Kerim'e baktığımız zaman görürüz ki; birçok peygamber,
Allah'tan çocuk nimetine sahip olabilmeyi istemiştir.
Meselâ Hz. Zekeriyya (a.s.) Allah Teâlâ’ya şöyle niyaz etmiştir:
هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُ
قَالَ رَبِّ هَبْ لِي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ
الدُّعَاءِ
"Orada
Zekeriyya, Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana tarafından hayırlı bir nesil
bağışla. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin, dedi."(Al-i İmran Suresi,
38)
Hz. İbrahim (a.s.)'da Allah'a şöyle yalvarmıştı:
رَبِّ هَبْ لِي مِنْ الصَّالِحِينَ
فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلِيمٍ
"Rabbim! Bana sâlihlerden olacak bir evlat ver, dedi. İşte o
zaman biz O'nu (İbrahim'i) halim (uslu) bir oğul (İsmail) ile
müjdeledik."(Saffat Suresi, 100-101)
رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا الْبَلَدَ
اٰمِنًا وَاجْنُبْني وَبَنِيَّ اَنْ نَعْبُدَ الْاَصْنَامَ
“Rabbim! Bu şehri güvenli kıl. Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan
uzak tut.”
Her çocuk islam
fıtratı uyra doğar
أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قَالَ: قَالَ رَسُولُ
اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) :
“مَا مِنْ مَوْلُودٍ إِلاَّ يُولَدُ عَلَى
الْفِطْرَةِ، فَأَبَوَاهُ يُهَوِّدَانِهِ أَوْ يُنَصِّرَانِهِ أَوْ
يُمَجِّسَانِهِ…”
Ebû Hüreyre"nin (ra) naklettiğine göre,
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Her doğan fıtrat üzere doğar.
Sonra anne babası onu Yahudi yahut Hıristiyan veya Mecûsî yapar…”
(B4775 Buhârî, Tefsîr, (Rûm) 2; M6755 Müslim, Kader, 22)
İmam Gazali, fıtrat hadisini esas alarak,
çocuğun kalbini “tertemiz, bomboş, saf, her şeyi almaya kabiliyetli ve
yöneltildiği her şeyi yapmaya meyilli” olarak tanımlar.
Hz.Ali (r.a)
"Çocuğun kalbi ekilmemiş tarlaya benzer; ne eksen tutar."
Çocuklar
imtihan vesilesidir
وَاعْلَمُواْ
أَنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلاَدُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ اللّهَ عِندَهُ أَجْرٌ
عَظِيمٌ
"Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız imtihan sebebidir ve büyük
mükafât Allah'ın katındadır." (Enfal, 8/28)
قالَ رسولُ اللّه: كُلُّكُمْ رَاعٍ
وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ
Hepiniz çobansınız ve güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. (Sünen-i
Tirmizî,
Çocuk
terbiyesinde ailenin konumu
وَأْمُرْ
أَهْلَكَ بِالصَّلَاةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْأَلُكَ رِزْقًا نَحْنُ
نَرْزُقُكَ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوَى
Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla
devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel
sonuç, takvâ iledir.[taha 132]
Cocuk terbiyesinin önemi
Allah Resûlü'nün Abdullah b. Amr b. Âs'ı uyarırken,
وَإِنَّ لِوَلَدِكَ عَلَيْكَ حَقًّا
“Çocuğunun senin üzerinde hakkı var!” Müslim, Sıyâm, 183.
قَالَ رَسُولُ
اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَأَنْ يُؤَدِّبَ الرَّجُلُ وَلَدَهُ
خَيْرٌ مِنْ أَنْ يَتَصَدَّقَ بِصَاعٍ
Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Hiçbir baba
çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmuş olamaz.” (Tirmizi,
Birr, 33/1874)
عَنْ رَسُولِ
اللَّهِ )صلعم( قَالَ أَكْرِمُوا أَوْلَادَكُمْ وَأَحْسِنُوا أَدَبَهُمْ
“Çocuklarınıza hoş muamelede bulunun ve onları
güzel terbiye edin.” buyurmuştur. (İbn Mace, Edeb, 3)
حَقُّ
الْوَلَدِ عَلَى الْوَالِدِ أَنْ يُحَسِّنَ اِسْمَهُ وَيُحَسِّنَ أَدَبَهُ
"Çocuğun ismini ve terbiyesini güzel
yapmak, ana ve babanın çocuğuna karşı olan görevlerindendir."[bezzar]
Terbiye ve sorumluluk cocukların konumuna göre değişir
مَنْ عَالَ ثَلاَثَ بَنَاتٍ
فَأَدَّبَهُنَّ وَزَوَّجَهُنَّ وَأَحْسَنَ إِلَيْهِنَّ فَلَهُ الْجَنَّةُ
“ "Kim ki üç tane kız çocuğu yetiştirir, güzel terbiye eder,
evlendirir ve onlara iyilikte bulunursa, o kişi için cennet vardır." (Ebu
Davud, Edep, 120, 121) buyurmuştur
مَنِ ابْتُلِىَ مِنْ هَذِهِ
الْبَنَاتِ بِشَىْءٍ كُنَّ لَهُ سِتْرًا مِنَ النَّارِ
“Her kim kız çocukları sebebiyle sıkıntı çekerse, o kızlar onun
için cehennem ateşine siper olur.”
Buhârî, Zekât, 10.
Çocuklar arası adalet
اتَّقُوا اللَّهَ وَاعْدِلُوا فِى
أَوْلاَدِكُمْ
“Allah'tan korkun, çocuklarınız arasında adaletli olun!” Müslim,
Hibe, 13.
Çocuk terbiyesi
iki cihan saadetidir
عَنْ أَبِي
هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا مَاتَ
الإِنْسَانُ انْقَطَعَ عَنْهُ عَمَلُهُ إِلاَّ مِنْ ثَلاَثَةٍ إِلاَّ مِنْ
صَدَقَةٍ جَارِيَةٍ أَوْ عِلْمٍ يُنْتَفَعُ بِهِ أَوْ وَلَدٍ صَالِحٍ يَدْعُو لَهُ
"
"İnsanoğlu öldüğü zaman amel defteri
kapanır. Ancak üç kimsenin (sevap defteri) kapanmaz. Sadaka-i cariye (cami,
medrese, çeşme gibi kalıcı hayır eseri) bırakanlar. Hayırlı, faydalı ilim
bırakanlar (dinî bir eser yazan veya ilmî icat ve keşif yapanlar). Anne ve
babasına hayır duâ eden (salih ve hayırlı) bir çocuk bırakan." (Müslüm,
Vasiye, 4310)
Rasulullah Efendimiz buyurdular ki:
إِنَّ الرَّجُلَ لَتُرْفَعُ
دَرَجَتُهُ فِى الْجَنَّةِ فَيَقُولُ أَنَّى هَذَا فَيُقَالُ بِاسْتِغْفَارِ
وَلَدِكَ لَكَ
“Kişi, cennette derecesi yükseltilir ve “Yâ Rabbi, bu yüce dereceye
nasıl eriştim?” diye sorduğunda ona “Evlâdının senin için bağışlanma dilemesi
ile!” denilir.” İbn Mâce, Edeb, 1.
Evlatların ateşten korunması
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا
أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailelerinizi yakıtı insanlar ve
taşlar olan o ateşten koruyun” (Tahrim Suresi,6)
Nitekim bu âyet-i kerîme nâzil olduğunda ashâb-ı kirâm:
“–Yâ Rasûlallah! Kendimizi ateşten koruyabiliriz, ya ehlimizi nasıl
koruyacağız?” diye sordular. Resûlullah (s.a.s.) şu cevâbı verdi:
“–Onlara Allah’a kul olmayı, tâat ve ibâdeti emredersiniz. Allah’a
isyân etmekten ve günah işlemekten de sakındırırsınız. İşte bu onları korumak
demektir.” (Âlûsî, XXVIII, 156)
Çocukların
ibadet etmeleri yakından takip edilmeli
قَالَ
النَّبِيُّ )صلعم( مُرُوا الصَّبِيَّ بِالصَّلَاةِ إِذَا بَلَغَ سَبْعَ سِنِينَ
“Çocuklarınıza yedi yaşına geldiklerinde namaz
kılmalarını emredin.” (Ebu Davud, Salat, 417)
Çocuğu kontrol etme
إِذَا كَانَ جُنْحُ اللَّيْلِ - أَوْ
أَمْسَيْتُمْ - فَكُفُّوا صِبْيَانَكُمْ
“(Güneş batıp) gece karanlığı başladığında —veya akşam olduğunda—
çocuklarınızın dışarı çıkmalarına engel olun.”
Buhârî, Eşribe, 22.
Çocukların
eğitiminde üç esas
Hz. Ali'den (ra) rivayet edildiğine göre
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
اَدِّبُوا
أولَادَكُمْ عَلَي ثَلَاثِ خِصَالٍ : حُبِّ نَبِيِّكُمْ وحُبِّ أَهْلِ بَيْتِهِ
وَقِرَائَةِ القُرْآنِ فَإنَّ حَمَلَةَ القُرْآنِ فِي ظِلِّ اللهِ يَوْمَ لاَ
ظِلَّ إلاَّ ظِلُّهُ مَعَ أنْبِيَائِهِ و اَصْفِيَائِهِ
"Çocuklarınızı şu üç haslet üzere terbiye
ediniz:
Peygamberinizin sevgisi, onun Ehl-i Beytinin
sevgisi ve Kur'ân okumak.
Çünkü Kur’ân okuyanlar, Allah'ın Arşının
gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı Kıyamet Gününde, peygamberler ve
asfiyalarla beraber Arşın gölgesinde bulunacaklardır." (Camiü's sağir-311)
Çocuklara
tevhit inancını öğretme
وَاِذْ قَالَ
لُقْمٰنُ لِابْنِه۪ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللّٰهِۜ اِنَّ
الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظ۪يمٌ ﴿١٣﴾
Lokmân oğluna öğüt verirken ona şöyle dedi:
"Sevgili oğlum! Allah’a ortak koşma; çünkü O’na ortak koşmak kesinlikle
çok büyük bir haksızlıktır."LOKMAN 13
Çocuklara Allahın
esması öğretilmeli
يَا بُنَيَّ
اِنَّـهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ ف۪ي صَخْرَةٍ اَوْ
فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ
خَب۪يرٌ ﴿١٦﴾
Lokmân, "Sevgili oğlum" (dedi), "Yaptığın iş bir hardal
tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde saklansa veya göklerde yahut
yerin dibinde bulunsa yine de Allah onu açığa çıkarır. Kuşkusuz Allah her şeyi
bütün gizlilikleriyle bilir, O her şeyden haberdardır."lokman 16
Evlatlara islam
dini vasiyet edilmeli
وَوَصَّى بِهَا
إِبْرَاهِيمُ بَنِيهِ وَيَعْقُوبُ يَا بَنِيَّ إِنَّ اللّهَ اصْطَفَى لَكُمُ
الدِّينَ فَلاَ تَمُوتُنَّ إَلاَّ وَأَنتُم مُّسْلِمُونَ
"Bunu (Müslüman olmayı) İbrahim de kendi
oğullarına vasiyet etti. Yakub da: "Oğullarım! Allah sizin için bu dini
(İslâm'ı) seçti. O halde sadece Müslümanlar olarak ölünüz (dedi)."
(Bakara, 2/132)
Çocuğa sorumluluk duygusu kazandırılmalıdır
وَلَا
تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحاًۜ اِنَّ اللّٰهَ
لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۚ ﴿١٨﴾
"Yavrucuğum, namazını özenle kıl, iyi
olanı emret, kötü olana karşı koy, başına gelene sabret. İşte bunlar,
kararlılık gerektiren işlerdendir."lokman 17
Cocuklar
günahlardan korunmalıdır
Abdullah b. Mes'ûd'un anlattığına göre o,
etrafındaki gençlere şöyle buyurmuştu:
يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ مَنِ
اسْتَطَاعَ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ ، فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ ،
وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ ، وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ ،
فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ
“Gençler! Evlenme imkânı bulanınız evlensin. Çünkü evlenmek, gözü
haramdan çevirmek ve iffeti korumak için en iyi yoldur. Evlenme imkânı
bulamayanlar da oruç tutsun. Çünkü orucun, kişi için şehveti kesme özelliği
vardır. ”
Cocuklara
toplumsal ilişkilerde ki ahlaki değerler öğretilmelidir
وَاقْصِدْ ف۪ي
مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَۜ اِنَّ اَنْكَرَ الْاَصْوَاتِ لَصَوْتُ
الْحَم۪يرِ۟ ﴿١٩﴾
"Gurura kapılarak insanlara burun
kıvırma, ortalıkta çalım satarak yürüme; unutma ki Allah gurura kapılıp kendini
beğenen hiç kimseyi sevmez."lokman 18
وَاقْصِدْ ف۪ي
مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَۜ اِنَّ اَنْكَرَ الْاَصْوَاتِ لَصَوْتُ
الْحَم۪يرِ۟ ﴿١٩﴾
"Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini yükseltme;
çünkü seslerin en çirkini eşeğin anırmasıdır."lokman 19
Cocukların
fitne olması sorumlulukları ve kulluğa engel olmasındandır
وَاعْلَمُوا اَنَّمَا اَمْوَالُكُمْ
وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ وَاَنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ اَجْرٌ عَظيمٌ
“Bilin ki mallarınız ve çocuklarınız birer imtihandan ibarettir.
Katında büyük mükâfat olan ise ancak Allah'tır.” Enfâl, 8/28.
يَا اَيُّهَا الَّذينَ اٰمَنُوا لَا
تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَا اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ
“Ey iman edenler! Mallarınız ve evlâtlarınız, Allah'ı zikretmekten
sizi alıkoymasın.” Münâfikûn, 63/9.
Çocuk terbiyesinde helal kazanç
الشَّيْطَانِ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ
مُّبِينٌيَا أَيُّهَا النَّاسُ كُلُواْ مِمَّا فِي الأَرْضِ حَلاَلاً طَيِّباً
وَلاَ تَتَّبِعُواْ خُطُوَاتِ
“Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından
yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.”
(Bakara, 2/168)
Haram lokmanın etkisi
Hz. Âdem’in Yiyecekle İmtihanı
وَيَا آدَمُ اسْكُنْ أَنْتَ
وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَـذِهِ
الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمِينَ
(Sonra Allah, Âdem'e hitap etti): "Ey Âdem! Sen ve eşin
cennette durun, dilediğiniz yerden yiyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa
zalimlerden olursunuz."
فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّيْطَانُ
لِيُبْدِيَ لَهُمَا مَا وُورِيَ عَنْهُمَا مِنْ سَوْءَاتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَاكُمَا
رَبُّكُمَا عَنْ هَـذِهِ الشَّجَرَةِ إِلَّا أَنْ تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ
تَكُونَا مِنَ الْخَالِدِينَ
Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini
kendilerine göstermek için şeytan onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir
sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan
olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti." dedi.
وَقَاسَمَهُمَا إِنِّي لَكُمَا
لَمِنَ النَّاصِحِينَ
Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de
yemin etti.
فَدَلَّاهُمَا بِغُرُورٍ فَلَمَّا
ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْءَاتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ
عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِ وَنَادَاهُمَا رَبُّهُمَا أَلَمْ أَنْهَكُمَا
عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَأَقُلْ لَكُمَا إِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمَا عَدُوٌّ
مُبِينٌ
Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden
indirdi). Ağacı(n meyvesini) tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve
cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar. Rableri
onlara seslendi: "Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık
düşmandır, demedim mi?”[ Araf, 7/19-22.]

Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen eleştiri, yorumlarınızı iletin. Saygılar!