Cuma Sohbeti
ÖLÜM VE HAYAT
YARATILIŞ GAYESİ
الَّذِي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ
عَمَلًا وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ ٢
“
O, hanginizin daha güzel
amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç
sahibidir, çok bağışlayandır. .” buyrulur. (Mülk suresi 2)
A hayatın ve
ölümün sahibi allahtır
B Hayat ve
ölüm insanda var olan fıtri özelliği ortaya koymak içindir
C Allah`ın her şeye gücü yeter ve insanın
yapısını bildişi için affeder
كُلُّ نَفْسٍ
ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُم بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا
تُرْجَعُونَ ﴿٣٥﴾
“Her
canlı ölümü tadar. Bir imtihân olarak sizi hayırla da şerle de deniyoruz. Ve
siz ancak bize döndürüleceksiniz…” Enbiyâ Sûresi’35 buyrulmaktadır.
A insan için
ölüm kaçınılmaz
B Hayat bir
imtihan yurdudur
C Hayat, şer
ve hayır karışımından oluşan çeşitli mecraları vardır
ÖLÜMÜ HATIRLAMANIN FAYDASI
Kalbin
dirilişi, ancak nefsâniyetten vazgeçebilmekle mümkündür. Hazret-i Peygamber
-sallâllâhu aleyhi ve sellem-
أَكْثِرُوا ذِكْرَ هَاذِمِ اللَّذَّاتِ
“Bütün
zevkleri kökünden yok eden ölümü çokça hatırlayınız!” buyurur. (Tirmizî, Kıyâmet, 26)
مُوتُوا قَبْلَ اَنْ
تَمُوتُوا
"Ölüm
gelip çatmadan evvel, (şehvanî ve nefsanî hislerinizi terk etmek suretiyle bir
nevi) ölünüz." el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ,
Hazret-i
Mevlânâ:
“Dirilmek
için ölünüz!”
buyurur.
TEFEKKÜR-İ MEVT NE DEMEKTİR?
Tefekkür-i
mevt, ölüm gelmeden
önce ölümü hatırlamaktır.
“Rasûlullâh
-sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile birlikte idim. Ensar’dan bir zât gelerek
Efendimiz’e selâm verdi. Sonra da:
«–Ey
Allâh’ın Rasûlü! Mü’minlerin hangisi daha faziletlidir?» diye sordu.
Allâh Rasûlü
-sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
«–Ahlâken en üstün olanıdır!» buyurdular.
O zât bu
sefer de:
«–Mü’minlerin
en akıllıları kimlerdir?» diye sordu.
Rasûlullâh
-sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
«–Ölümü
en çok hatırlayandır ve ölümden sonrası için hazırlığını en iyi yapandır. İşte
bunlar en akıllı kimselerdir.» buyurdular.” (İbn-i Mâce, Zühd, 31/4259)
Hasan-ı
Basrî Hazretleri bir
cenazeye katılmıştı. Defin işlemleri bittikten sonra yanındaki bir zâta sordu:
“–Bu
vefât eden zât, acaba şu anda dünyaya geri dönüp sâlih amellerini, zikirlerini
artırmayı ve günahlarına daha fazla istiğfar etmeyi düşünüyor mudur?” O zât da:
“–Evet,
tabiî ki düşünüyordur.” dedi. Bunun üzerine Hasan-ı Basrî Hazretleri şöyle
buyurdu:
“–O hâlde
bize ne oluyor ki bu vefât eden kişi gibi düşünmüyoruz?” (İbnü’l-Cevzî, el-Hasenü’l-Basrî)
TEFEKKÜR-İ MEVT’İN NETÎCESİ
İnsan nefs
engelini aşar
ve
tefekkür-i mevt netîcesinde rûhunda meknûz olan melekiyet istikâmetinde
merhaleler kat ederse, ölüm, hayâl ötesi muazzam ve müteâl olan Rabbe vuslatın
mecbûrî bir şartı olarak görülür.
“Ölümü
ve öldükten sonra ceset ve kemiklerin çürümesini hatırlayın. Âhiret hayatını
isteyen, dünya hayatının süsünü terk eder.” (Tirmizî, Kıyâmet, 24)
ÖLÜMDEN KAÇMAK MÜMKÜN MÜ?
Kişi hangi
konumda olursa olsun ölüm mutlaka ona ulaşır
Âyet-i
kerîmede buyrulur:
قُلْ إِنَّ الْمَوْتَ
الَّذِي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَإِنَّهُ مُلَاقِيكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَى عَالِمِ
الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿٨﴾
“De ki,
doğrusu kendisinden kaçmakta olduğunuz ölüm, sizi mutlaka yakalayacaktır. Sonra
gizliyi de âşikârı da bilen (Allâh’a) döndürüleceksiniz. O size neler yaptığınızı tek
tek haber verecektir.” (el-Cum’a, 8)
وَجَاءتْ سَكْرَةُ
الْمَوْتِ بِالْحَقِّ ذَلِكَ مَا كُنتَ مِنْهُ تَحِيدُ ﴿١٩﴾
“Ölüm
sarhoşluğu gerçekten gelir de, «Ey insan! İşte bu, senin öteden beri kaçtığın
şeydir.» denir.”
(Kaf, 19)
وَلَن يُؤَخِّرَ
اللَّهُ نَفْسًا إِذَا جَاء أَجَلُهَا وَاللَّهُ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
Allah,
eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”
(el-Münâfikûn,11)
ÖLÜM HAKÎKATİNDEN ASLA GÂFİL YAŞAMAMALI
ذَلِكُم بِأَنَّكُمُ
اتَّخَذْتُمْ آيَاتِ اللَّهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا
فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ ﴿٣٥﴾
“Bunun
sebebi, Allah’ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi
aldatmasıdır.” Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah’ın rızasını
kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez. CASİYE-35
Ne tuhaftır
ki insan, birkaç gün misafir olarak bulunduğu bu dünyada kendini aldatır.
Hergün
cenâze sahnelerini seyrettiği hâlde, ölümü kendine uzak görür.
- Ölüm ne zaman geleceği belli olmamaktadır ve insan her gecen zaman diliminde güç kaybetmektedir
وَمَنْ نُعَمِّرْهُ
نُنَكِّسْهُ فِي الْخَلْقِ أَفَلَا يَعْقِلُونَ ﴿٦٨﴾
“Kime
uzun bir ömür verirsek, Biz onun yaratılışını (güç ve kuvvetini alarak) tersine
çeviririz. Hiç (bu manzarayı) düşünmüyorlar mı? (Bu ibretli
yolculuğu idrâk etmiyorlar mı?)” (Yâsîn, 68)
يَا أَيُّهَا
الَّذِينَ آمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَالُكُمْ وَلَا أَوْلَادُكُمْ عَن ذِكْرِ
اللَّهِ وَمَن يَفْعَلْ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ ﴿٩
“Ey îmân
edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allâh’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu
yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır. MUNAFİKUN-9
وَأَنفِقُوا مِن مَّا
رَزَقْنَاكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ
رَبِّ لَوْلَا أَخَّرْتَنِي إِلَى أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ الصَّالِحِينَ
رَبِّ لَوْلَا أَخَّرْتَنِي إِلَى أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ الصَّالِحِينَ
Her
birinize ölüm gelip de; «Rabbim beni kısa bir süre için tehir etsen de sadaka
versem ve sâlihlerden olsam!» demesinden önce size verdiğimiz rızıklardan (Allah için) harcayın! MUNAFİKUN-10
DÜNYA HAYATINDA NASIL BİR YOL CİZMELİ
- · -Dünya hayatı cazibeli dikkatli olmak lazım
Sizin için
korktuğum şeylerden biri, dünyanın süs ve güzelliklerinin size açılmasıdır… Buhârî,
Zekât 47, Cum’a 28; Cihad 37, Rikak 7; Müslim, Zekât 123; Nesâî, Zekât 81
- - -Dünya Allah`ın nezdinde bir değere sahib deyildir
Eğer dünya
Allah’ın yanında sivri sineğin kanadı kadar değer taşısaydı, tek bir kâfire
ondan bir yudum su içirmezdi. İbn Mâce, Zühd 11, hadis no: 4110, 2/1377;
Tirmizî, Zühd 13, hadis no: 2321, 4/560
- - -Dünya hayatına aşırı muhabbet insan allahtan uzaklaştırır
Kim dünyaya
çok önem verirse, Allah onun işini dağıtır (zorlaştırır). İki gözünün arasına
fakirliği (aç gözlülüğü) koyar. (Halbuki) dünyadan ona ulaşacak olan kendisi
için yazılandan başkası olamaz. Kimin de niyeti âhiret(i kazanma) ise Allah
onun işini toparlar (kolaylaştırır). Onun kalbine zenginliği koyar. Ona
dünyadan da ihtiyaç duyduğu şey ulaşır. İbn Mâce, Zühd 1, hadis no: 4104,
2/1378; Tirmizî, Kıyâmet 31, hadis no: 2467
- - Dünya hayatında mütedil olmalı
Müslüman
olup da kendisine ancak yetecek kadar rızık verilen ve Allah’ın kendisine
verdiği ile kanaat getirdiği kimse muhakkak felâh bulmuştur. Müslim, hadis no:
1054; S. Müslim Terc. ve şerhi, c. 5, s. 478
ÖNEMLİ 7 HUSUS
“Yedi şey
gelmezden önce hayırlı amelleri işlemeye devam edin, neyi bekliyorsunuz? Her
şeyi unutturacak yoksulluğu mu, azdırıp saptıran zenginliği mi?
Bedeni ve tüm güçleri bozan hastalığı mı? Bunaklık meydana getiren ihtiyarlığı
mı? Ansızın geliveren ölümü mü? Yoksa gelmesi beklenen Deccâl
fitnesini mi? Yoksa kıyamet saatini mi bekliyorsunuz? Ki onun
gelmesi daha dehşetli ve daha acıdır.” (Tirmizi, Zühd, 3)
10 NASİHAT
Enes bin
Mâlik -radıyallâhu
anh- der ki:
“Yer, her
gün şu on öğüt ile insana seslenir: Ey Âdemoğlu!
1.
Üzerimde gezinip durursun; hâlbuki dönüşün banadır.
2.
Üzerimde türlü günah işlersin; hâlbuki içimde azap
göreceksin.
3.
Üzerimde gülüp eğlenirsin; hâlbuki içimde
ağlayacaksın.
4.
Üzerimde sevinirsin; hâlbuki içimde üzüleceksin.
5.
Üzerimde mal toplayıp durursun; hâlbuki içimde pişman
olacaksın.
6.
Üzerimde haram yersin; hâlbuki içimde kurtlar seni
yiyecek.
7.
Üzerimde böbürlenirsin; hâlbuki içimde hor ve hakir
olacaksın.
8.
Üzerimde neşe ile yürüyorsun; hâlbuki içimde hüzne
boğulacaksın.
9.
Üzerimde aydınlıkta gezinirsin; hâlbuki içimde
karanlıkta kalacaksın.
10.Üzerimde topluluklar içinde
dolaşırsın; hâlbuki içime tek başına gireceksin.” (İbn-i Hacer el-Askalânî, Münebbihât,
37

Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen eleştiri, yorumlarınızı iletin. Saygılar!