Ahir zaman diliminde fitneler karşısında ne Yapmalı?
-Ahir zaman diliminde fitneler karşısında ne Yapmalı?
Hz. Peygamber (s.a.v), fitnenin gelişmesini şöyle açıklar:
"Fitne insanların kalbine (birden atılmaz). Hasır
misali çöp çöp konur, örülür. Hangi kalbe bundan içirilse (yani ferdin
istek ve iradesi ile tam bir şekilde girerse, bulaşırsa,) onda siyah bir
nokta hâsıl olur.
Hangi kalp de bunu reddederse onda beyaz bir leke hâsıl olur. Bunlara arz ve semavat baki kaldıkça fitne zarar vermez.
Diğer grubun kalbi siyahtır, bulanıktır, tıpkı
(ateşte) kararmış tencere gibidir. Ne iyiyi iyi, ne kötüyü kötü kabul
eder (cemiyetin hiçbir manevi değerlerini tanımaz). Hevayı nefsinden
kendisine ne telkin edilirse onu bilir...”
Öncelikle şunu ifade etmek lazım; Bazı hadis`i
şerif`lerin anlaşılabilmesi, ifade ettiği zaman diliminde olma ve ifade
edilen hallerle karşı karşıya kalma neticesinde tüm boyutuyla anlama
imkanı sağlar. Bundan dolayidir ki, Rasulullah(sav) sonra meydana gelen
fitneler karşısında Rasulullah(sav)`in ifade ettiği hakikatleri yaşayan
sahabiler, o hadislerin hakikatini anlamiş ona göre kendilerine yol
tayin etmişlerdir.
O halde şunu söylemek sanırım yanlış olmaz. Bazı
hadisler vardır ki! Rasulullah(sav)`ın döneminden ziyade onlardan
sonrakiler için vaaz edilmiş ve gerçek manada anlaşılması da bizatihi
hadiseleri yaşayanlar tarafından anlaşılabilecek olmasıdır.
Biz soruya cevap vermeye çalışırken kırmızı
çizgileri aşmadan genelde bilinen şeyleri tekrar edeceğiz. Zira çoğu
hakikat zikredilmesi yanında maalesef çeşitli etkenlerden dolayı
uygulamada geri kalınmaktadır.
Fitne hadiste de ifade edildiği gibi bir anda
meydana gelmiyor, bir takım merhalelerden geçtikten sonra zuhur
ediyor.Bu oluşum çeşitli merkezlerin toplumu, emelleri veya çıkarları
hatta din adına kendi düşünceleri istikametinde insanları yönlendirmesi
adına hadiseleri geniş bir kitleye veya topluluğa yayması neticesinde
meydana geldiğidir.
Çeşitli sebeplerle ortaya atılan fitne
tohumları insanın kalbinde yeşerdiği ifade ediliyor. İşte bu inkişaf
malesef kalbin bulanmasına, kişilerin iradeleri, emeller istikametinde
yönlenmesine vesile oluyor. Eğer bu fitne tohumları reddedilir tastik
edilmez ise kalp korunmuş kişi sağlam bir irade ile karar verme
konumunda olmuş olur.
Şöyle bir soru akla gelebilir!!!. Fitne
olabilecek söylemleri veya hadiseleri nasıl anlarız?. Acık olan
haramlara veya Islam topluma olumsuz etki edecek söz ve davranışların
hepsi buna dahildir.
Haramlara kapı aralayacak hadiseler, aşırı
gruplaşmalar, taassupculuk,
milliyetcilik,haset,kin,nefret,menfaat,yersız maslahatcılık, insanın
kalbinde şüphe hasıl eden işler,olumsuz isnatlar, menfaatperestlik,
adaletsizlik, hadiselere müdahale de ahlak ve adalet kurallarını aşma,
Dini emirlerde aşırı münakaşa, umumun anlamakta zorlanacağı meseleleri
umuma yayma, bariz icra edilen günahlar ve bunlara müsamaha gösterme
veya bunları düzeltmede Rasulullah`ın(sav) tavsiyelerinin dışına çıkmak.
vs........
Dolaysiyle her türlü yönlendirmede Allah`ın
hükümlerine, ferlerin ve toplumun hukukunu engelleyecek söz ve fiiller
şu yada bu sebepten gözardı edilerek benimsenmemeli. Aksi halde bir çok
olumsuz hadiselerin vuku bulmasına bizlerde vesile olabiliriz.
Eğer şu yada bu şekilde fitne hasıl olmuş,
muslumanlar arasında bir kutuplaşma,cedelleşme aynı zamanda tüm toplumu
etkisi altına alan insanları hakı yaşama ve yaşatma yerine savunma veya
saldırı ortama hasıl olmuşsa ve hakikati tesbit ve tayın zorlaşmiş ise;
Fitne durumunda
1- Ümmet şuuru devamlı gündemde tutulmalı
3- Her Türlü tarafgirlik söyleminden kacınılmalı
4- İddaa edilen hususlar umumun maslahatı göz
önünde bulundurularak gerekirse haklı olunan meselede davadan geri adım
atılabilinmeli
5- Bu meselelerle alakalı tarihsel hadiseler muzakere edilmeli
6- Ehli sünnet cizgisi korunmalı bu cizgide olan bütün kardeşler arası tölerans geniş tutulmalı
6- Karşılıklı ilişkiler asla ahlak ve adalet ölcüleri dışına taşmamalı
7- Muhatap olunan olumsuz saldırılara aynı ile mukabele yerine sabır ve ibadetle meşkul olunmalı
8- Bir şekilde hata yapılmış ise bu hatadan rucu etmeli ve bunu acıkca beyan etmeli
9- Hakikati noktasında kesin bilgi olmayan hususlarda beyanlarda bulunulmamalı
10- Böylesi durumlarda emr-i bil mağruf neyh-i anil münker ümmetin vahdeti istikametinde yapılmalı

Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen eleştiri, yorumlarınızı iletin. Saygılar!