Doğru iman cennet vesilesi
İman Hakikati
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: "Kim Allah'tan başka ilah olmadığına Allah'ın bir ve şeriksiz olduğuna ve Muhammed'in onun kulu ve Resulü (elçisi) olduğuna, keza Hz. İsa'nın da Allah'ın kulu ve elçisi olup, Hz. Meryem'e attığı bir kelimesi ve kendinden bir ruh olduğuna, keza cennet ve cehennemin hak olduğuna şehadet ederse, her ne amel üzere olursa olsun Allah onu cennetine koyacaktır."
يَااَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا امِنُوا بِاللّهِ وَرَسُولِه وَالْكِتَابِ الَّذى نَزَّلَ عَلى رَسُولِه وَالْكِتَابِ الَّذى اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّهِ وَمَلئِكَتِه وَكُتُبِه وَرُسُلِه وَالْيَوْمِ الْاخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَعيدًا
Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine,
Peygamberine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği kitaba iman (da
sebat) ediniz. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve
kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyle sapıtmıştır. (NİSA SURESİ
136)
HADİSİN MANASI:
Peygamber efendimiz (sav) her bir irşadında tevhid
inancına vurgu yapmış, her bir düşüncenin de bu inanç üzerine bina
edilmesini istemiştir. kendisini de işaret ederek bu hususda bir
peygamber olduğuna vurgu yapmış,şehadet etmiştir. Allah cc Kendisine
şirk koşulmasını asla kabul etmediği gibi tevhid inancına zarar verecek
her türlü eğilimide yasaklamıştır.
Hadisimizde, öncelikle tevhid inancına vurgu
yapılırken, Hz. İsa (as)`ın durumu izah edilmiş ve Ehli kitap`a önceki
peygamberler ne ise kendisininde aynı olduğu, tabi olmaları noktasında
bir ihtar ve davetiyedir.
Bu izah,hem Hz İsa (as)`ı hemde Hz. Meryem (as)`ı
temize çıkarma olduğu gibi inanları, peygamberlere iman, peygamber ile
Allah arasındaki konum ve münasebet noktası hususunda doğru olana
irşad etmiştir.
Zira Hz. İsa (as) ve Hz. Meryem (as) konumları itibariyle önemlidir ve bir çok hakikate ışık olmuştur.
A- Hz. İsa (as) bir beşer oluşu idi ( Allah cc`a
ait hiç bir güce sahip olmaması, Kul olması) Onda zuhur eden her şey
Allah (cc)`ın her bir peygamberini kendi seçtiğini ve desteklediğini
gösteren mucizeleri olması.
B- Hz İsa (as)`ın kendisi gibi bir peygamber
olduğu, dolaysiyle Hz İsa (as)`ın haber verdiği peygamberin kendisi
olduğunu gerçeğidir. Zira hiristiyanlar ahir zaman peygamberini
bekliyorlardı, bunu her fırsatta gündeme getiriyorlardı.
C- Hz. Meryem(as)`ı temize cıkarma vardır. Çünkü yahudiler ona iftira atıyorlardı.
Not: İnanların hatırlayacağı üzre benzer hadise
peygamberimizin (sav) eşi Hz. Aişe annemize`de yapılmış, netice olarak
Allah(cc) temize cıkarmıştır.Burada Allah(cc) hem kur`an`da hemde
peygamberi diliyle Hz. Meryem(as)`ı temize cıkarmıştır.
D- Allah(cc)`ı Zat`ı ulihiyyetine ters düşen
inancı, her türlü inanç sistemini reddetme vardır. Zira İhlas suresinde
ifade edildiği gibi (........ 3. O, doğurmamış ve doğmamıştır. 4. Onun
hiçbir dengi yoktur.......) bu özellikler Rabb için mühaldir. Ve
insanoğluna düşen ancak Yaratıcının kendini tanıttığı haliyle kabullenip
iman etmektir.
E- Hz isa(as) yaratılışı Hz Adem(as) gibi
olduğudur. Allah(cc) her şeyi mesnetsiz ve sadece ol emri ile
yaratandır.Şu varki Hz Adem(as)`i ARZ üzerinde Hz İsa(as) kadının
rahminde halk etmiştir. Her ikisinin yaratılışı ol emri iledir,
F- Cennet ve Cehennemin hakk olması,
a) Ğaybe imanın gerekliliği
b) İyi yada kötü amellerin karşılıksız kalmayacağı
dolayisiyle insan, başı boş bırakılmamış bir takım sorumluluklarla
mekellef olduğu inancının beyan edilmesi
Her ne amel üzre olursa olsun şerhi
insanın yaratılış fıtratındakı hakikate işaret edilerek her bir hatanın
telafi edilebileceği ve Allah`ın rahmetinin genişliğine işaretle insanı
ümitsizliğe düşmemesi gerektiğine işaret vardır.İMANIN ŞARTLARI VE İZAHI
1 Allah`ın varlığına ve birliğine iman
Allah cc kendini bizlere
bildirdiği şekilde iman etmektir. ALLAH, Vucud sahibi daim diri evvel ve
ahiri olmaya zatı ve Subuti sıfatları bakımından tek olan, hiç bir
varlığa benzemeyen bilakis varlığı kendinden olan: ilim,irade,kudret,
herşeyi gören ve işiten her şeyin kendine muhtaç olduğu ama kendinin
hiçbir şeye muhtaç olmadığı her varlığı yoktan var eden tek yaratıcıdır.
Allah cc, mesnetsiz hiçbir
şey yaratmaz. İnsanı yaratış gayesi kendi kendisinin tek Rabb,Melik ve
İlah olduğunun anlaşılması ve kabullenilmesidir.
Geçmişten günümüze gelen
haberler bize gösteriyor ki Allah cc, yeryüzünde akıl ve irade sahibi
olan insanı özel bir misyon için yaratmış ve bu misyonu ifa edebileceği
bir takım beceriler kendisinde halk edilmiştir. Bu hakikat insanın var
oluş sebebinin anlaşılması noktasında insanın kendini yaratan Rabbi ile
iletişim kurmasıdır. Rabb olan Allah cc, bu iletişimi yine kulları
vasıtası ile yapmış insanın işini hafifletmiştir.
İnsana düşen bu iletişim neticesinde zuhur eden bilgiyle gerçeği almaktır. aksi halde yaratıcıya olan iman sahih olmaz.
Yaratıcı inancı insan için
kacılmaz bir hakikattir. Zira insan, kendisinde var olan akıl,irade ve
ilim gibi sıfatlar onu bu düşünceye sevk eder.
2 Meleklere İman
Meleklere iman, gaybe
imanın ikinci basamağıdır. bu inanışın hikmetleri, Allah`ın kudretini
kulluk ve ibadetin hakikatini, insanın yaratılmasındaki fıtrı konumunu
idrak etme
Melekler yaratılış
itibariyle nurdan yaratılmış sufli varlıklardır. Allah`ın kudretini
gösteren ve içra eden varlıklardır. Güç kuvvet ve kudretleri
insanınkinden farklı daha güçlü ama değişken olmayan ne için halk
edilmiş ise onu harfiyyen içra eden varlıklardır.
Meleklere iman, Allah`ın
zatı itibariyle kavranılamayacağı bununla birlikte O`nun varlığının ve
kudretinin bir hakikat olduğunu anlamamız için Allah`ın bizlere vaaz
ettiği elamettir.
Allah bizlere hikmetine
binaen bazı meleklerini haber vermiş, onları görevleri ile alakalı
işleri bildirmek suretiyle insan mahiyet olarak nasıl bir konumda olduğu
izah edilerek kendini kontrol edilmesi istenmiştir. devam ett
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen eleştiri, yorumlarınızı iletin. Saygılar!