İçerik (Neden bu blog hazırlanmıştır)

Hamd, alemlerin Rabbi,maliki,ilahi olan Allah`a mahsusdur. Salat ve selam alemlerin efendisi Muhammed(sav)`e ve ehli beyt`ine olsun. Kıymetli ziyaretci bu sitemiz öncelikle kendime nasihat hemde umuma faydalı olma gayesi için yapılmıştır. Site Amatör bir çalışmanın ürünüdür. Hata zatıma aittir Allahtan affımı dilerim. Tesbit edilen bir hata var ise paylaşın hakk ve adalete irşad edin  ve kardeşinize dua edin
Amel, inanılan hakikatleri, hakikat çizgisinde eyleme dönüştürmektir. Amel,insanın Allah`ın, meleklerin ve arz`ın kendisi hakkındaki doğruluğuna şahitlik etmesi için Allah`ın vaaz ettiği şekilde kişinin kendini yaratıcısına teşhir etmesidir. Bu teşhir, ya onu azat edecek yada helak edecektir
Asra yemin olsun ki, muhakkak insan (ömrünü yalnız geçici dünya isteklerine kavuşmak için harcadığından) büyük bir (zarar ve) ziyandadır. Ancak iman edenlerle, Salih (iyi işler) amel yapanlar, birbirlerine hakkı, (inanılması ve yapılması lazım olan şeyleri ve ibadetleri yapmak, günahlardan sakınmak hususunda) sabrı tavsiye edenler böyle değil (onlar zararda ve ziyanda değildirler)
      En iyiniz, kendisinden hep iyilik beklenilen ve şerrinden emin olunandır. En kötünüz, kendisinden iyilik beklenilmiyen ve şerrinden emîn olunmıyandır.
İman`dan sonra mü`min`de inkişaf etmesi gereken şey! fıtri olan ahlaki değerlerdir



Şüpesiz ki hamd, her halukarda her şeyin yaratıcısı ve rahmeti sonsuz olan Allah`a mahsustur. Salat ve selam bütün nebilerin efendisi ve sonuncusu olam Muhammed (sav)`e Ehli beyt`ine ve Ashab`ının üzerine olsun.

Sacayağı`ndan bütün ziyaretcilerine selam ve saygılar. Sitenin gayesi öncelikle kendi nefislerimize nasihat etmek ve düşünceleri başkaları ile paylaşmaktır. Bu çalışma tamamen bir amatör çalışma olduğundan, eksiklik ve hatalar zatımıza aittir. Bu konuda Allah`tan yardım ve muaffakiyyet ister, hatalarımızın affını dileriz.

İsminden de anlaşıldığı üzre paylaşılmak istenen hakikatlerle alakalı, yerine getirilmesi elzem olan şeylerin izahıdır. Sacayağı`da mana itibariyle, her hangi bir şeyin gerçekleştirilebilmesi için elzem olan, olmaz ise olmazı. Üçleme, yani birbiri ile alakalı üç şey, sacayağının birer ayağı. Yine üç bacaklı üzerine bir şey konan nesne vs...
Hakiki İslam iman,ahlak ve ibadet üzerine bina edilmeli

  İslam`da kulluğumuzla alakalı şeyler üç ana başlık çerçevesinde vaaz edildiğinden bizde bu başlıklar altında aktarmaya çalışacağız. Bunlar iman-ahlak-amel. Siteye sacayağı isminin verilmeside bundandır.

  Allah(cc) en şerefli mahluk olarak insanı yaratmiş, bunun yanında bu şerefin korunup muhafaza edilmesi yollarınıda göstermiştir. Zira insan, yaratılış itibariyle diğer mahluk`lardan farklı bir boyutu vardır.

  Bu farlılık! onun yaratılış gayesi olan kullukla alakadardır. Allah(cc), Muciz`il Beyan`da (mucize kitap Kur`an) Biz insanları ve cinleri ancak kulluk ve ibadet etsinler diye yarattık, buyurmaktadır. Aslinda ve hakikatte sonradan yaratılmış bütün mahluklar da kendi boyutlarıda Allah`a kulluk ile tesbih ederler.Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O'nu tesbih eder; O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır.

 Bunların yanında insan, kulluğu itibariyle faklılık arzetmekte bu farklılık onun tabiatında kendini göstermektedir.

 Allah(cc);
Nefse ve onu biçimlendirene, sonrada ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir. İfadesi onun yapısını ortaya koymaktadır.

Allah`ın insanda halk ettiği gülmek, ağlamak, hiddetlenmek, imrenmek, korkaklık  vs... huylar kullanması için verilmiştir. Önemli olan bunları yerli yerinde kullanmaktır

  İnsan ne bir melek, nede hayvan gibidir. O, irade ahlak ve ilim sahibi ve tamamiyle birbirine zıt ( iyiliğe ve kötülüğe meğilli) iki boyutlu bir varlıktır. İnsan kulluk çerçevesinde ya güzel olanı kabul ile asliyetini koruyup şeref kazanacak, yada mevcut mahlukatın en alt seviyesine düşeçektir.

  İnsan, öğrenen ve sonra bunları uygulamak suretiyle, mevcudiyetini koruyan bir mahluktur. Zira şu haliyle insan, (akıl mefhumunu saymaz isek) mevcut bütün yaratıkların en zayıfıdır O,nu güçlü yapan akıl dır.

 Bilindiği üzre eski çağlarda bir çok yaratık neslini koruyamamış tükenip gitmişlerdir. İşte insan, akıl mefhumu olmasaydı belki nesli en cabuk tükenenlerden olacaktı. Oysa ilahi İrade, bunu murad etmediğinden ve yarattığı bu varlığın (insan) önemli bir misyonu olduğundan

Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği (nimetler) hususunda sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, bağışlayan merhamet edendir. (6/165) Ona akıl kuvvetini vermiş ve birçok mahlukattan manen ve madden güçlü kılmıştır, ta ki kendisi için murad edilen bu misyonunu geçekleştirebilsin.

Allah(cc):
Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları, (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık; kendilerine güzel güzel rızıklar verdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık. (17/70) ifadesi ondaki akıl kuvvetine işaret etmekte ve yaratıklar içersindeki konumunu açıkca göstermektedir.

  İşte böylesi bir varlığın kulluğu, aklı ile alakalı olacağından, Allah(cc) ona kelamını göndermiş taki insan, fıtratına uygun tarzda kulluk ve ibadetini içra edebilsin ve yaraticiya karşıda, bizler bu konuda uyarılmadık! gibi iddaa da bulunulmasın

 Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir.

 Bu çerçevede Allah(cc), insanlar içinden dilediklerini seçerek, onları bizatihi kendisi terbiye etmiş ve kelamını bunlar vasıtasıyla umum insanlığa arzetmiştir. Bu elçilerin insanlar içersinden seçilmesi yine onun fıtratı ile alakalıdır. Zira gelen mesaj anlaşılmalı ve aslına uygun tatbik edilmelidir. Bu ise ançak kendi çinsinden bir varlığın aktarması ile mümkün olabilirdi.

 De ki: Yer yüzünde yerleşip dolaşanlar melek olsalardı, bizde onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik.

 İşte peygamberler, hem bir kul olarak gelen mesajı uygulamış, hemde bir elçi olarak görevini ifa ile O`nu (mesajı) anlama ve uygulama yollarını göstermiştir.


Kıymetli ziyaretci kısa ve öz tutulmayan çalışılan bu siteyi okumanız elbette tek arzunuzdur. Bu çerçevede tavsiye eleştiri ve sorularınızı iletebilirsiniz.


Ey insanlar! doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmak için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah(cc) katında en değerli ve üstününüz, O`dan en çok korkanınızdır. Şüpesiz Allah(cc) bilen, her şeyden haberdar olandır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SELIM BİR KALP SAHİBİ OLABİLMEK

BAYRAMI TADINDA YAŞAMA

Aile hakkında