MUHARREM VE AŞURE ORUCU
MUHARREM
VE AŞURE ORUCU
Bilindiği üzere Hz. Peygamber, Medine’ye hicret ettiğinde orada
yaşayan ve Hz. Musa ile İsrailoğullarının, Firavunun zulmünden Aşûre günü
kurtulduğunu söyleyen Yahudileri Hz. Peygamber yalanlamamış ve hatta bu yönde
olumlu bir tavır sergilemiştir.
Tüm Semavi dinlerde özel bir
yere sahip görünen aşûre günü, Cahiliye Araplarınca da önemli kabul edilmiştir.
Peygamber efendimiz Medine döneminde bu orucu Müslümanlara tavsiye ettiği
bilinen bir husustur.
Muharrem Ayının Fazileti
Rasulullah
buyurdu ki:
أَفْضَلُ
الصِّيَامِ، بَعْدَ رَمَضَانَ، شَهْرُ اللهِ الْمُحَرَّمُ، وَأَفْضَلُ الصَّلَاةِ،
بَعْدَ الْفَرِيضَةِ، صَلَاةُ اللَّيْلِ
“Ramazan ayından sonra
tutulan oruçların en hayırlısı, Allah’a izafetle (Allah’ın ayı denilerek)
şereflendirilen Muharrem ayında tutulan
oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise geceleyin kılınan
namazdır.”
Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr
Sûresinin "On geceye yemin olsun" mealindeki ikinci âyetinin
tefsirinden öğrenmekteyiz.
Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in ilk on gecesi olduğu
beyan edilmektedir.
Aşure Günü Orucu
İbnu Abbâs anlatıyor: "Rasulullah Medine'ye gelince,
Yahudileri Aşûre günü oruç tutar gördü. Onlara:
"Bu da ne (niçin oruç tutuyorsunuz)?" diye sordu.
Yahudiler şöyle dedi:
يَوْمٌ
صَالِحٌ نَجَّى اللَّهُ تَعَالَى فِيهِ بَنِى إِسْرَائِيلَ مِنْ عَدُوِّهِمْ
فَصَامَهُ مُوسَى
"Bu, hayırlı bir gündür. Allah, o günde İsrâiloğullarını
düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Hz. Musa o gün oruç tuttu"
dediler.
Rasulullah şöyle buyurdu:
أَنَا
أَحَقُّ بِمُوسَى مِنْكُمْ فَصَامَهُ وَأَمَرَ بِصِيَامِهِ
"Ben Musa'ya sizden daha layığım" buyurup o gün oruç
tuttu ve Müslümanlara da tutmalarını emretti."
Rasulullah’ın eşlerinden Hafsa anlatıyor:
اَرْبَعٌ
لَمْ يَكُنْ يَدَعُهُنَّ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ:صِيَامُ عَاشُورَاءَ وَالْعَشْرُ ثَلَاثَةُ اَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ
وَالرَّكْعَتَيْنِ
"Dört şey var ki, Rasulullah (yaşadığı müddetçe) hiç
bırakmadı:
1- Aşûre orucu,
2- (Zilhicce'den) on gün oruç,
3- Her aydan üç gün oruç,
4- Sabah namazından önce iki rek'at namaz."
Hz. Ali anlatıyor: Bir adam Rasulullah’a gelerek şöyle dedi:
Ya Rasulallah! Ramazan ayından sonra hangi ayda oruç tutmamı
emredersiniz? diye sorduğunu işittim.
Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
إِنْ
كُنْتَ صَائِمًا بَعْدَ شَهْرِ رَمَضَانَ فَصُمُ الْمُحَرَّمَ، فَإِنَّهُ شَهْرُ
اللَّهِ، فِيهِ يَوْمٌ تَابَ فِيهِ عَلَى قَوْمٍ، وَيَتُوبُ فِيهِ عَلَى قَوْمٍ
آخَرِينَ
"Eğer Ramazan ayından sonra oruç tutacaksan, Muharremi tut.
Çünkü o, ALLAH Teâlâ'nın ayıdır.
O ayda bir gün var ki, ALLAH Teâlâ o günde bir kavmin
(İsrailoğullarının) tevbesini kabul etmiştir, diğer bir kavmin de tevbesini
kabul eder."
أَنَّ
رَسُولَ اللَّهِ سُئِلَ عَنْ صِيَامِ يَوْمِ عَاشُورَاءَ؟ فَقَالَ
Resûlullah’a aşûre günü tutulan oruç soruldu;
Hz. Peygamber de şu cevabı verdi:
يُكَفِّرُ السَّنَةَ الْمَاضِيَةَ
"Geçmiş bir senenin günahlarına kefâret olur"
Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki:
صِيَامُ
عَاشُورَاءَ إِنِّى أَحْتَسِبُ عَلَى اللَّهِ أَنْ يُكَفِّرَ السَّنَةَ الَّتِى
قَبْلَهُ
Aşûre orucunun önceki yılın günahlarına kefaret olacağını Allah(ın
rahmetin)dan umarım.
Aşure Orucunun Fazileti hakkında İmam Gazzali şöyle demektedir:
"Muharrem ayı Hicrî
senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha
güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir"
Aşûre günü oruç tutulması uygulaması, Ramazan orucunun farz
kılınmasına kadar devam etti.
يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا
كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِكُمْ
لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi
sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. Bakara, 183
âyeti inince Aşûre orucu isteğe bağlı hale geldi.
Hz. Aişe bunu şöyle anlatıyor:
كَانَ
رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَمَرَ بِصِيَامِ يَوْمِ
عَاشُورَاءَ فَلَمَّا فُرِضَ رَمَضَانُ كَانَ مَنْ شَاءَ صَامَ وَمَنْ شَاءَ
أَفْطَرَ
“Resülullah (s.a.v.) Aşûre günü oruç tutulmasını emretti. Ramazan
orucu farz kılınınca, dileyen Aşûre günü oruç tuttu, dileyen tutmadı.”[8]
Aynı konuda yine Hz. Aişe’den gelen
diğer rivayet de şöyledir:
كَانُوا
يَصُومُونَ يَوْمَ عَاشُورَاءَ قَبْلَ أَنْ يُفْرَضَ رَمَضَانُ وَكَانَ يَوْمٌ
فِيهِ تُسْتَرُ الْكَعْبَةُ فَلَمَّا فَرَضَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ رَمَضَانَ
قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَنْ شَاءَ أَنْ
يَصُومَهُ فَلْيَصُمْهُ وَمَنْ شَاءَ أَنْ يَتْرُكَهُ فَلْيَتْرُكْهُ
Ramazan orucu farz kılınmadan önce (Kureyşliler) Aşûre günü oruç
tutarlardı. Aşûre günü, Kabe’nin örtüsünün değiştirildiği gündü. Allah Teâla
Ramazan orucunu farz kılınca Resülullah (s.a.v.) ‘Dileyen Aşûre günü oruç
tutsun, tutmak istemeyen de tutmasın’ dedi.”
Aşure Orucunda Yahudilere Muhalefet:
Hz. Peygamber (s.a.v.) Muharrem ayının 9,10 ve 11. günlerinde oruç
tutmayı ashabına tavsiye etmiştir. Bir hadisi şerifte şöyle buyurulmuştur:
صُومُوا
يَوْمَ عَاشُورَاءَ وَخَالِفُوا فِيهِ الْيَهُودَ صُومُوا قَبْلَهُ يَوْمًا أَوْ
بَعْدَهُ يَوْمًا
Aşure günü oruç tutunuz. Ancak yahudilere muhalefet edin. Onun için
ya bir gün öncesi veya bir gün sonrası da oruç tutun.
Aşure Günü İkramda Bulunmak:
Rasulullah buyurdu ki:
مَنْ
وَسَّعَ عَلَى أَهْلِهِ يَوْمَ عَاشُورَاءَ وَسَّعَ اللهُ عَلَى أَهْلِهِ طُولَ
سَنَتِهِ
Kim aşure günü ailesine cömert davranırsa, Allah da onun ailesine
yıl boyunca cömert davranır.

Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen eleştiri, yorumlarınızı iletin. Saygılar!